MICHELLE PFEIFFER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
MICHELLE PFEIFFER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Şubat 2018 Cumartesi

Doğu Ekspresinde Cinayet - 2017

Agatha Christie'nin 1934 yılında yayınladığı bu romanını ilk okuduğum zaman da çok beğenmiştim, bu nedenle uzun zamandır filmini de izleme fırsatı kolluyordum. Bu filme özel olarak ilgi duyma nedenim aslında hikayenin İstanbul'da geçiyor olmasıydı. Agatha Christie çok tuhaf bir kadın, Mısır'dan Avrupa topraklarına kadar pek çok yeri gezmiş, gezdiği yerlerin hepsini polisiye romanlarına konu etmiş. Her ne kadar kısa ve karmaşık hikayeler kurgulasa da, bir şekilde kendini kanıtlamış bir yazar olduğu da su götürmeyen bir gerçek. Yazarın İstanbul'da başlayan bu polisiye hikayesinde; 1930'lu yıllarda İstanbul - Paris arasında sefer yapan Doğu Ekspresi'nde yaşanan bir cinayet konu edilmiştir. Ünlü dedektif Hercule Poirot'nun da yolculardan birisi olduğu tren, kış gününe rağmen tamamen doludur ve bu durum dedektifimizin sağduyusunu rahatsız etmektedir. Aynı gece trende Amerikalı bir milyonerin öldürüldüğü anlaşılır. Trende yaşanan her şeyden sorumlu olan kondüktör Hercule Poirot'dan bu olayı araştırmasını talep eder. Trendeki çok sayıda yolcuyu tek tek sorgulayan Poirot, her nedense tüm yolcuların bu cinayeti işlemek için bir gerekçesi olduğu kanaatinde kapılır. Bu durum olayın çözülmesini oldukça komplike hale getirmiştir ancak küçük bir çığ düşmesi sonucu yolların kapanmasıyla yolcular gidecekleri yere varmadan Poirot katili bulmak için biraz zaman kazanır.

Filmin yönetmeni Sindirella filminin de yönetmenliğini yapmış olan Kenneth Branagh, oyuncuları ise yine yönetmenin kendisi ile birlikte Johnny Depp, Michelle Pfeiffer, Daisy Ridley, Willem Dafoe, Penelope Cruz ve Josh Gad. Yönetmenin yakın zamanda çekimini tamamlamayı planladığı başka bir Agatha Christie filmi daha varmış: Nil'de Ölüm. Yine okuduğum kitaplardan birisi olduğu için heyecanla bekliyorum. Bu arada belirtmeden geçemeyeceğim,  Kenneth Branagh Hercule Poirot karakterine çok yakışmış, umarım diğer filmlerde de kendisi devam eder.

- [Speaking about black and white people] It is out of respect for both that I like to keep them separated. To mix your red wine and your white would be to ruin them both.

- I like a good rosé.

20 Temmuz 2015 Pazartesi

Sakıncalı Düşünceler (Dangerous Minds) - 1995

Filmin konusu yabancı değil, belalı bir sınıf (toplumun dışlanmış kesiminden gelen öğrencilerin bulunduğu) ve onlarla ilgilenmeye, onları anlamaya çabalayan bir lise öğretmeni. Bugün itibariyle çekilmiş bir film olsaydı, klişe bile denilebilirdi ancak filmin hem gerçek bir hikayeden uyarlanmış olması hem de çekildiği yıl itibariyle (1995) özgün olması sahip olduğu avantajlardan kabul edilebilir. Biyografi olmasının yanı sıra daha sonra çekilen benzerleri gibi güldürü amaçlamaması (gerilim-dram) da filmi farklı yapan unsurlardan. Filmde olaylar LouAnne Johnson isimli ve daha önce deniz kuvvetlerinde çalışmış bir öğretmenin özel sebeplerden dolayı öğrecilerinin büyük kısmı Afrikan-Amerikab veya Latin olan bir okulda çalışmasıyla başlar. Sınıfın öğrencileri sorunlu ve belalı olunca LouAnne öğrencileri ile iletişim kurmakta oldukça zorlanır. Zaten hayata karşı pek umutları olmayan öğrencilerin ders dinlemek veya öğrentmene saygı duymak gibi bir dertleri de yoktur. İlk derse denizcilik yıllarında öğrendiği karate ile başlayan ve öğrencilerin ilgisini çekecek şiirler ve küçük yarışmalarla yavaş yavaş iletişim kurmaya çalışan LouAnne, bu çocukların yalnızca lise mezunu olmak dışında topluma daha çok uyum sağlamalarına yarayacak bir çabaya da girişecektir. Filmin gerçek yaşamdan etkilenmesinin bir sonucu olacak ki, filmde hiçbir şey toz pembe değildir, ve aynen gerçek hayattaki gibi, karşımıza her zaman "güzel tesadüfler" çıkmayacaktır. LouAnne Johnson'un "My Posse Don't Do Homework" isimli anı kitabından Ronald Bass tarafından senaryolaştırılan bu filmi hala izlemeyen varsa, daha fazla beklememesini tavsiye ederim (kitabın sanırım Türkiye'de baskısı yok, bulamadım).

Filmin yönetmenliğini  John N. Smith yapıyor, LouAnne rolünde Michelle Pfeiffer ve onun okuldaki öğretmen arkadaşı rolünde de George Dzundza'yı görüyoruz. Filmin müzikleri de vakti zamanında çok sevilmiş, özellikle Coolio'nun Gangsta's Paradise şarkısı 90'larda gençlerin sevilen parçalarından olmuş (ben anımsamıyorum takdir edersiniz ki :)). Filmde sözü geçen lise, Kalifornia'daki Carlmont High School, ayrıca ek bilgi olarak, film vizyona girmeden önce eleştirmenlerden negatif yorumlar almış, fakat 1995 yazında şaşırtıcı bir şekilde müthiş bir gişe hasılatı yakalayan film, daha sonra başroldeki Michelle Pfeiffer'in performansının da övülmesiyle şimdi kült filmler arasında yer almaktadır.

What, are you gonna give me some advice? Just say no? Well, forget it! How the fuck are you gonna save me from my life, huh?