13 Ekim 2014 Pazartesi

Dracula Untold - 2014

Bram Stoker'in "Dracula" romanının ekmeği gerek fantastik edebiyatta gerekse sinemada çok yendi. Bu romanın esin kaynağı olduğu pek çok seriden sonra ilk olarak 1923 yılında "Dracula Halala" filmi çekilmiştir. Çekilen filmler Bram Stoker'ın romanına pek sadık kalmasa da, kanaatimce gördüklerim arasında konu açısından kitaptan en çok uzaklaşan film budur. Filmde 15. yy'da Transilvanya'da yaşayan yaşayan Eflak prensi (bugünkü Macaristan ama Transilvanya Romanya topraklarındadır) III. Vladimir'in giderek büyüyen Osmanlı tehdidine karşı şeytani güçlerle anlaşma yaparak mücadele etmesi anlatılmaktadır. Türkler tarafından yetiştirilen ve II. Mehmet'in de şahsen tanıdığı III. Vlad yıllarca Osmanlıya vergisini düzenli ödemiş ancak Yeniçeri Ocağı için oğlunun da içinde bulunduğu 1000 erkek çocuğun istenilmesi üzerine ikilemde kalmıştır: Ya oğlunu ve halkını sultana verecektir veya Türkleri yenmek için bir canavardan destek alarak, ruhunu şeytana satacaktır... Broken Tooth dağında pazarlık yaptığı şeytan ona hiçbir insanoğlunda olmayan bir gücü bahşedecektir ama o günden sonra Vlad'ın insan kanına olan susuzluğu doymak bilmeyecektir... Hikaye zaten film başlamadan da tahmin edebileceğimiz gibi ilerliyor, o konuda bir sürpriz yok. Dracula, gerçek bir efsane olan Vlad the Impaler'ın (Kazıklı Voyvoda) hikayesine odaklanarak Drakula'nın ve vampir mitolojisinin köklerine iniyor ve tahmin edilmeyen bir sonla bitiyor. Biz tarihi gerçeklik olarak yakaladığı Türk asker ve esirleri kazığa geçirerek öldüren ve kanlarını bir fıçıda toplayıp içen Kazıklı Voyvoda'nın Osmanlı tarafından öldürüldüğü şeklinde öğrensek de bazı kaynaklar (yabancı kaynaklar) sır olduğu ve nasıl ve nerede öldüğünün bilinmediğinden söz etmektedir.
 
Filmin yönetmenliğini ilk yönetmenlik tecrübesine imza atan Gary Shore gerçekleştirirken, başrollerde Luke Evans (Üç silahşörler, Hobbit), Dominic Cooper (kendisini "Devil's Double"da çok beğenmiştim, ayrıca "Vampir Avcısı Abraham Lincoln", "İlk Yenilmez: Kaptan Amerika" ve "Düşes" vb. filmlerinde de rol almıştır)  ve Sarah Gadon (yeni bir yüz galiba) bulunuyor. Filmin senaryosu Matt Sazama ve Burk Sharpless tarafından yazılmış, kim bu beceriksizler derseniz, ikisinin de adının altını çizdim, izninizle.
 
Sebeplerine gelince:
  • Filme yapılacak eleştirim, "Osmanlı"ya neden hiç ülke adıyla seslenilmeyerek, yalnızca "Turks" deniliyor olması değil, ya da "Zalim Türkler" yakıştırması değil, veya kötülerle işbirliği yapılması, II. Mehmet Han'ın şeytanın ta kendisi olması, Türklerin acımasızlığı... vb hiçbirisi değil... Bunlar olur şeyler!
  • Öncelikle, fantastik kurgu yapmak, kendi yarattığın dünyada istediğin kadar sınırları zorlamak demektir. Dileğini kurgulayabilirsin, ancak iş fantastik filme tarihi gerçekleri ve isimleri sokmaya gelince, yapacağın şey "tarihi gerçeğin akışını bozmadan kurgu yapmaktır". Sonuçta bunu ben bile biliyorum.
  • II. Mehmet Han'ın adının geçtiği bir filmde, nasıl öldüğü, hangi yıllar arasında yaşadığı, o dönemde Osmanlı'nın ne durumda olduğu ve Osmanlı'nın Avrupa'da nereye kadar ilerliediği gibi bilgiler bilinerek hareket edilmeliydi. Tarihi gerçekleri yadsınarak kurgu yapılmaz, tarihi gerçeklerin çıtasında olaylar fantastik kurguyla açıklanabilir. Yapılan şuna benziyor: Şeytanla anlaşma yapan Hitler'in savaşta yenileceğini anlayınca sığınakta intihar etmesi değil de, Tanrı'nın dünyaya gönderdiği melek olan kahraman Rus askeri taarfından yakalanıp Moskova'da idam edildiğini anlatan bir film kadar saçmaydı bazı şeyler.
"Filmin kötü adamı bir Osmanlı sultanı olan II. Mehmet yani sinemada en son 1453 filminde karşımıza çıkan İstanbul’u İslam topraklarına katan Fatih Sultan Mehmet… Yapımcı ekibin ya da senaryoyu yazan Matt Sazama ile Burk Sharpless’in bizim sultana bir garezi olduğu kesin. Onu başarılı bir villain (film kötüsü) yapmanın da ötesine geçip yerin dibine batırmanın derdindeler. Öyle ki Dracula karakteri ile final savaşına çıkan Fatih’in sorduğu “gücün ne kadar ha, söyle!” alayına karşılık Drakula’dan sağlam bir kapak geliyor; “seni tarih kitaplarından atmaya yetecek kadar!”"

http://www.beyazperde.com/filmler/film-203440/elestiriler-beyazperde/

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder