ANNE HATHAWAY etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ANNE HATHAWAY etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Mart 2017 Perşembe

Stajyer (Intern) - 2015

Bu filmi Paris'e giderken uçakta izledim (dönerken izlediğim filmden de başka bir yazıda bahsedeceğim). Film hakkında hiçbir fikrim yoktu, diğer filmler arasında bu filmi tercih etmemin nedeni oyuncularının Robert De Niro ve Anne Hathaway olmasıydı. Film günümüz dünyasının çok güncel bir olayını arka planına almış: elektronik ticaret. Internet üzerinde satış üzerine bir şirket için yatırımcı bularak sıfırdan girdiği sektörde bir yıl içinde çok önemli bir konuma gelen Jules Ostin (Anne Hathaway), yardımcılarından birinin tavsiyesi ile değişik bir stajyer programı başlatır. Bu programa göre belli bir yaşın üzerindeki kişilere kısa bir süreliğine staj imkanı verilecektir. Eşinin vefatı ile kendisini iyice işe yaramaz ve yalnız hissetmeye başlayan Ben Whittaker (Robert De Niro) bu programa başvurur ve kabul edilir. E-ticaret üzerine işler yürüten bir şirkette -tahmin edeceğiniz üzere- yaş ortalaması oldukça gençtir. Yetmiş yaşındaki Ben'in bu ortamda hem de aşırı derecede işkolik ve kendisine karşı önyargılı olan patronu Jules Ostin ile birlikte çalışıyor olması işe adaptasyonunun önündeki büyük engellerden biridir. Tabi bununla beraber, hayatı boyunca pek çok insanla tanışmış, önemli işlem yapmış ve tecrübeler edinmiş bir beyefendinin kendisini çevresine ispatlaması da zor olmayacaktır. Yeni teknolojiye uyum sağlayan Ben kendi tecrübelerini de aktararak nesil çatışmasını harika bir potada eritmeyi başarıyor.

Filmin yönetmenliğini "Kadınlar ne İster" (200) ve "Tatil" (2006) filmlerinin de yönetmenliğini yapmış olan Nancy Meyers yapıyor. Aslında yönetmenin filmlerine baktığımızda belirli bir tarzı olduğu anlaşılıyor. Bu arada, film beklediğimden daha iyiydi, hatta bazı gözlemleriyle oldukça ilgimi çekti diyebilirim ("Sitting is the new smoking"). Ancak film "komedi" türü için çekilmiş görünüyor ancak komedi olmayı gerektirecek gibi komik olduğunu düşünmüyorum, yine de ben kendi adıma sıkılmadan izledim. İyi seyirler!

"Nobody calls men "men" anymore. Have you noticed? Women went from "girls" to "women."Men went from "men" to "boys?" This is a problem in the big picture. Do you know what I mean?"

13 Aralık 2014 Cumartesi

Interstellar (Yıldızlararası) - 2014

Sosyal medyada, televizyonda ve gazetelerde bu film hakkında pek çok yorum yapıldı, film çok beğenildi. Bu nedenle YıldızlarArası uzun süredir izlemek istediğim ve merak ettiğim bir filmdi. Öncelikle belirtmek isterim ki, sahip olduğum genel kültür bilgisiyle bu film hakkında derinlemesine yorum yapabilmem oldukça zor. İçerdiği teknik bilgiler filmi alıştığımız bilim-kurgu filmlerinin daha da ötesine götürdüğü için ben filmden anladığım kadarından söz edeceğim. Filmin kahramanı eski bir pilot olan ve elektronik aletler hakkında teknik bilgisi oldukça yüksek olan Cooper (Matthew McConaughey) iki çocuğu ile beraber mısır tarlalarında üretim yapmaktadır. Bir şekilde (böyle diyorum çünkü bu noktanın üzerinde durulmuyor, asıl önemli olan bundan sonra insanlığın aradığı çareler) dünyanın sonu gelmekte ve açlık vb. sorunlar için insanlar ağırlıklı olarak çiftçilikle ilgilenmektedir. Cooper kendisi gibi metafiziksel konuları çabuk kavrayabilen kızı Murph'un de yardımıyla evlerinde tuhaf şeyler yaşandığını tespit eder (yer çekimi olduğunu tahmin etmektedir). İşaretlerin peşini bırakmayan Cooper'ın karşısında bir anda beklemediği şekilde eski kariyerini gerçekleştirebileceği bir fırsat çıkar. Hem çocuklarının geleceği hem de insanlığın kaderi olduğuna inandığı bu fırsatı değerlendiren Cooper, dünyanın geleceği için henüz tanımlayamadığı güçler tarafından galaksiye yerleştirilen solucan deliğinden geçerek önemli bir projeyi gerçekleştirmeye çalışacaktır.
 
"Bunun dışında senaryonun hiçbir başka detayına dokunmak istemediğim için Yıldızlararası’nı geçmiş Nolan sinemasının tekniği ile kıyaslayacağım. İlk olarak daha önce teknik bakımdan mükemmel olmasına rağmen hikaye bakımından fazla klinik ve soğuk bir havaya sahip olduğuna dair eleştiriler alan Nolan, Yıldızlararası ile teknik bakımdan en karmaşık yapımını inşa etmenin yanında kariyerinin en duygusal filmini de ortaya koyuyor. İnsan olmanın hem evrenin genişliği ve bilinmezliği ile, hem de sevginin ve inancın gücü ile bağlantısını McConaughey ve kızı arasındaki ilişki ile bir arada tutmayı başarıyor Nolan."

Özellikle bilim-kurgu türünü sevenlerin ve uzay üzerine üretilen teoriler konusunda bilgisi olan kişilerin bu filmi çok seveceğinden eminim. Zaten daha fazla bir şey söylemek anlamsız zira ilgisi olan herkes tarafından filmin çoktan izlendiği kanaatindeyim :). Filmin yönetmeni Prestij filminden ve Kara Şövalye serisinden tanıdığımız Christopher Nolan ve oyuncu kadrosunda Matthew McConaughey, Anne Hathaway, Jessica Chastain, Matt Damon ve Michael Caine gibi isimler yer almakta. Bilimkurgunun yanı sıra insani unsurlar da (sevgi, inanç ve yaşama iç güdüsü) içeren filmin senaryosu Fizikçi Kip S. Thorne'nun evrendeki 'Solucan Delikleri' teorisinden ilham alınarak hazırlanmış. Hepinize iyi seyirler!

4 Eylül 2014 Perşembe

Les Miserables (Sefiller) - 2012

Victor Hugo'nun 19. yüz yıl Fransa'sını anlattığı Sefiller (Les Misérables) kitabının müzikal uyarlaması olan bu filmi izlemenizi mutlaka tavsiye ediyorum. Daha önce kitabını okuduğunuzu veya 1998 ABD yapımı olan Sefiller filmini (Bille August yönetmiştir) izlediğinizi tahmin ediyorum ancak bu filmi farklı kılan bir şey var: İngiliz yapımı müzikal bir eser olması, İngilizlerin bu konuda ne kadar başarılı olduğunu bilirsiniz (Mamma Mia veya Operadaki Hayalet vb.). Konuyu bir şekilde biliyorsunuz zaten ancak yine de bahsetmek gerekirse, film ekmek çaldığı için (yaşadığı birkaç kaçma deneyiminden sonra) on dokuz yıl kürek cezasına mahkum olan Jean Valjean'ın hayata tutunma çabasını anlatmaktadır. Aslında onun için işlem yoluna girebilecektir ancak kötü bir insanın daima kötü olacağı ve kötülük yapacağına inanan müfettiş Javert'in gölgesinin kendisini daima takip etmesi nedeniyle bu konuda zorluk yaşamaktadır. Bu yaşama tutunuş sırasında biraz da mecburiyetten suç işlese de, bakış açısını tamamen değiştirecek hayat dersini de bu sırada alacaktır (papazın gümüş takımları çalmasına rağmen kendisini affetmesi). Jean Valjean başka bir kimlikle zengin olup belediye başkanı seçilir, bu sırada karşılaştığı Fantine isimli düşmüş bir kadının kızı Cosette'yi yanına almasından sonra ikisinin de hayatı farklı yönde değişir. Fransız devrimine de değinen hikaye, ihtilalin her iki tarafındaki kişileri de anlatmaktadır.

Filmin yönetmeni ödüllü "Zoraki Kral" (The King's Speech) filmiyle tanınan Tom Hooper ve oyuncuları Jean Valjean rolünde Hugh Jackman, vazifeşinas müfettiş Javert rolünde Russel Crowe, düşmüş kadın Fantine rolünde Anne Hathaway ve Cosette rolünde Amanda Seyfried. İzlemenizi tavsiye ederim.
 
Müzikal filmlerin yaşadığı bir zorluk var, duyguları tam yansıtabilmek ve ifadeleri şiirsel biçimde söze dökerken her şeyiyle verebilmek. Bazı filmlerin bu konuda zorlandığını düşünüyorum, ancak iyi oyuncuların bir araya gelmesi sebebiyle olsa gerek, Sefiller bu konuda oldukça başarılıydı. Doğrusunu söylemek gerekirse, filmin çok uzun olması beni yoran bir unsur oldu (2 saat 30 dk), ama bu kadar uzun bir konuyu önemli detaylarıyla verebilmek için yönetmenin başka çaresi de olmadı muhtemelen. Bu arada The Hollywood Reporter dergisinin haberine göre, düzenlenen ilk gösterime sadece bir grup film eleştirmeni davet edilmiş ve film oldukça beğenilmiş.

Jean Valjean: To love another person is to see the face of God.