TOM HOOPER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TOM HOOPER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Aralık 2017 Pazartesi

Zoraki Kral (The King's Speech) - 2010

Geçtiğimiz hafta çalıştığım kurumun atadığı eğiticinin eğitimi adı verilen bir eğitime katılmıştım, burada eğitimci bize birkaç konuşma düzeltme taktiği vermişti. Sonrasında bu filmi izleyince biraz şaşırdım açıkçası zira burada da benzer taktikler konuşuldu. Film tarihsel drama kategorisinde yer alıyor, hikayesi ise İngiltere kralı VI. George'un kekemeliğinin üstesinden gelmesini konu alıyor. V. George'un ölümünden sonra tahta VIII. Edward geçer ancak Amerikalı Wallis Simpson ile evlenmesine kraliyet ailesi hiç sıcak bakmamaktadır. Wallis Simpson'un evli olması nedeniyle kabine tarafından da veto alan VIII. Edward tahtı kardeşi VI. George'a bırakmak zorunda kalır. VI. George ise kekemedir ve halka hitap etmekte zorlanmakta ve bu nedenle halkın saygı ve sevgisini kazanamamaktadır. Kekemeliğini yenebilmek için pek çok konuşma terapistine giden kral, en sonunda farklı yöntemleri olan ve kendisine ilk adı ile hitap eden (İngilizler için bu bir tabudur) Avustralyalı konuşma terapisti Lionel Logue ile tanışır. En başta VI. George Lionel'in sıra dışı davranış şeklini yadırgasa da zamanla arkadaş olurlar ve II. Dünya Savaşı'ndan önce yapılacak radyo yayınında yapılacak konuşmaya hazırlık yapmaya başlarlar.

Filmin yönetmeni müzikal şeklinde çekin Sefiller filminin de yönetmenliğini yapmış olan Tom Hooper, oyuncuları ise Colin Firth, Helena Bonham Carter, Geoffrey Rush ve Derek Jacobi. Filmin senaristi David Seidler gençliğinde kendisi de kekemelik ile savaşmış ve yenmiş birisi. Bu nedenle kendisiyle aynı kaderi paylaşan VI. George'un hayatını özellikle incelemiş. VI. George'un terapisti Lionel Logue'un şahsi not defterindeki notlar da kullanılarak bu senaryoyu hazırlamış. Pek çok ödüle aday gösterilen film, 2011 yılında en iyi film, en iyi yönetmen, en iyi erkek oyuncu ve en özgün senaryo Oscar ödüllerini kazanmış. Filmdeki mekan seçimleri, oyuncuların kostüm ve makyajları da çok özenli seçilmişti, Colin Firth'in oyunculuğunu da çok beğendim. Kekeme bir insanın tereddütleri ve tedirginliğini çok iyi yansıtmıştı. Filmi izlemenizi tavsiye ederim, iyi seyirler!
 
"In the past, all a King had to do was look respectable in uniform and not fall off his horse. Now we must invade people's homes and ingratiate ourselves with them. This family's been reduced to those lowest, basest of all creatures. We've become actors!"

4 Eylül 2014 Perşembe

Les Miserables (Sefiller) - 2012

Victor Hugo'nun 19. yüz yıl Fransa'sını anlattığı Sefiller (Les Misérables) kitabının müzikal uyarlaması olan bu filmi izlemenizi mutlaka tavsiye ediyorum. Daha önce kitabını okuduğunuzu veya 1998 ABD yapımı olan Sefiller filmini (Bille August yönetmiştir) izlediğinizi tahmin ediyorum ancak bu filmi farklı kılan bir şey var: İngiliz yapımı müzikal bir eser olması, İngilizlerin bu konuda ne kadar başarılı olduğunu bilirsiniz (Mamma Mia veya Operadaki Hayalet vb.). Konuyu bir şekilde biliyorsunuz zaten ancak yine de bahsetmek gerekirse, film ekmek çaldığı için (yaşadığı birkaç kaçma deneyiminden sonra) on dokuz yıl kürek cezasına mahkum olan Jean Valjean'ın hayata tutunma çabasını anlatmaktadır. Aslında onun için işlem yoluna girebilecektir ancak kötü bir insanın daima kötü olacağı ve kötülük yapacağına inanan müfettiş Javert'in gölgesinin kendisini daima takip etmesi nedeniyle bu konuda zorluk yaşamaktadır. Bu yaşama tutunuş sırasında biraz da mecburiyetten suç işlese de, bakış açısını tamamen değiştirecek hayat dersini de bu sırada alacaktır (papazın gümüş takımları çalmasına rağmen kendisini affetmesi). Jean Valjean başka bir kimlikle zengin olup belediye başkanı seçilir, bu sırada karşılaştığı Fantine isimli düşmüş bir kadının kızı Cosette'yi yanına almasından sonra ikisinin de hayatı farklı yönde değişir. Fransız devrimine de değinen hikaye, ihtilalin her iki tarafındaki kişileri de anlatmaktadır.

Filmin yönetmeni ödüllü "Zoraki Kral" (The King's Speech) filmiyle tanınan Tom Hooper ve oyuncuları Jean Valjean rolünde Hugh Jackman, vazifeşinas müfettiş Javert rolünde Russel Crowe, düşmüş kadın Fantine rolünde Anne Hathaway ve Cosette rolünde Amanda Seyfried. İzlemenizi tavsiye ederim.
 
Müzikal filmlerin yaşadığı bir zorluk var, duyguları tam yansıtabilmek ve ifadeleri şiirsel biçimde söze dökerken her şeyiyle verebilmek. Bazı filmlerin bu konuda zorlandığını düşünüyorum, ancak iyi oyuncuların bir araya gelmesi sebebiyle olsa gerek, Sefiller bu konuda oldukça başarılıydı. Doğrusunu söylemek gerekirse, filmin çok uzun olması beni yoran bir unsur oldu (2 saat 30 dk), ama bu kadar uzun bir konuyu önemli detaylarıyla verebilmek için yönetmenin başka çaresi de olmadı muhtemelen. Bu arada The Hollywood Reporter dergisinin haberine göre, düzenlenen ilk gösterime sadece bir grup film eleştirmeni davet edilmiş ve film oldukça beğenilmiş.

Jean Valjean: To love another person is to see the face of God.