GERMAN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
GERMAN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mayıs 2015 Salı

Pitch Perfect 2 (Mükemmel Saha 2) - 2015

Bu filmin benim için bir önemi var. Çok sevdiğimden veya mükemmel bir film olduğundan değil elbette, ancak tamamen İngilizce olarak (İngilizce veya Türkçe alt yazı olmadan) izlediğim ilk Amerikan yapımı film :). Kişisel bir tercihim değildi, filmi Rotterdam'da izlediğim için başka seçeneğim yoktu. Amerikalıların zor anlaşılan aksanları sebebiyle birkaç noktayı kaçırsam da genel olarak zorlanmadan izlediğim için şu anda kendime güvenim yükselmiş durumda. Film Türkiye'de vizyona girdi mi veya girecek mi bilmiyorum ancak zaten izlemek isteyen kişiler yasal film sitelerinden rahatlıkla bulabilirler. Ben ilk filmi izlememiştim ancak nasıl bir konusu olduğunu tahmin etmek zor olmadı. Film, 2012 yılında "The Bellas" adıyla tanınan a capella grubunun (sahne gösterileri de var ancak "enstrümansız grup" demek daha mantıklı olacak sanırım) bu kez dünya şampiyonasına katılmasını ve bu süreçte yaşadıkları zorlukları & maceraları konu alıyor. Yalnızca kadınlardan oluşan grubun keyifli şarkıları ve dans gösterileri, ayrıca yaşadıkları trajikomik olaylar filmi eğlenceli hale getiriyor. Ek olarak, okulda son yıllarında olan kız grubuna "freshman" bir kızın katılması ve kendi yazdığı best ile oldukça popüler hale gelmesi filmin seriye devam etmek niyetinde olduğunun da bir göstergesi galiba. Eleştirdiğim bir nokta, grubun en güçlü rakipleri olan Alman a capella ekibinin "aşırı antipatik" tanıtılarak izleyicilerin gizli desteklerinin alınmaya çalışılmasıydı, zira kanaatimce Alman grup daha başarılıydı.
 
Filmin yönetmenliğini aynı zamanda oyuncu kadrosunda da yer alan Elizabeth Banks yapıyor. Filmin oyuncuları "Fat Amy" rolünde Rebel Wilson, "Beca" rolünde Anna Kendrick ve Skylar Astin, Anna Camp, Adam DeVine, Brittany Snow gibi benim adını duymadığım kişilerden oluşuyor. Beca, Fat amy ve yeni kız dışında ön planda olan oyuncu pek olmasa da, çok kalabalık bir ekip söz konusu. Mickey Rapkin'in kitabında senaryolaştırılan film tam bir "Amerikan Klişesi" (tahmin edeceğiniz üzere), ancak müzikal komedi olduğu için keyifle izleniyor, boş vaktiniz varsa tavsiye ederim.
 
- This could very well be the greatest conflict between America and Germany in our nation's history!
-  ...Crack a book, John.

14 Ocak 2015 Çarşamba

Men in the City - 2009

Filmin Türkiye'de vizyona girip girmediğini bilmiyorum ancak çok tanınmadığı kesin (adının nasıl tercüme edildiğini bile bulamadım). Özgün adı "Männerherzen" olan filmin tercümesinin "Erkeklerin Kalbi" şeklinde yapılabileceğini düşüyorum. Alman yapımı olan film, bir spor salonunda spor yapan ve birbirlerinden oldukça farklı hayatları, beklentileri ve karakterleri olan bir grup erkeğin özel yaşamlarını anlatıyor. Aynı spor salonuna gitmek dışında başka ortak özellikleri olmayan bu erkek grubunun ilişkilere ve kadınlara bakış açıları bulundukları sosyal sınıftan veya yaptıkları işten etkilenmekte midir? Yoksa erkeklerin aslında "kompleks" düşünemediği tezi bir kez daha destek mi bulacaktır? Konu olarak oldukça klişe, Hollywood'un daha önce kadın-erkek ilişkilerine bol bol değinen romantik-komedi tarzında film yaptığını düşünürsek, filmin bize yeni bir şey kattığını söyleyemeyiz. Yalnızca erkekler şu sorulara yanıt arayabilirler: Uzun süreli bir ilişkiden sonra evlilik kararı aldığınızda bu sizi korkutuyor mu? Kız arkadaşınız aniden hamile olduğunu söylese nasıl tepki verirsiniz? Gençliğinizde elinizden kaçırdığınız sevgiliniz gibi başka birini sevemiyorsanız, bu konuda yeni bir aksiyon alır mısınız? Kadınlarla ilişkileriniz berbatsa ve asla bir ikinci bir randevunuz olmuyorsa, nereye kadar çabalarsınız? Eski karınızı psikopatlık boyutunda kıskanıyorsanız, nereye kadar ilerlersiniz?

Filmin yazarı ve yönetmeni benzeri filmlerle tanınan Simon Verhoeven (Sonuçta bir Tom Tykwer değil kendisi). Daha sonra devam filmi çekilen (2011) Men in the City'yi izlemek için değerli vaktinizi harcamanızı pek tavsiye etmem ancak eğlenceli bir film olduğunu kabul etmek gerek.

13 Ağustos 2014 Çarşamba

Wim Wenders

Ernst Wilhelm "Wim" Wenders is a German director, however, he is not only a director but also playwright, author, photographer and producer. His movies are pretty different from other films which we have watched. He is generally considered as realistic with his films but we will doubt from this information after this movie. He is considered as one the most successful young generation directors of Germany with his subject of social criticism, spirit of searching for a new life and 68’s spirit of freedom. "Wings of Desire" is the movie of  him and no doubt,  it is his best work and it is the movie that got most prizes (Best Director at Cannes 1987). Best- known works from his filmography:

- The Soul of a Man (2003)
- The Million Dollar Hotel (2000)
- Buena Vista Social Club (1999) (documentary about Cuban Musicians)
- Until the End of the World (1991)
- Paris, Texas (1984)
- The State of Things (1982)
- The American Friend (1977)
- Summer in the City (1970)

Road Movie Trilogy:

- Alice in the Cities (1974)
- Wrong Move (1975)
- Kings of the Road (1976)

Wenders was born in Düsseldorf in 1945. He studied medicine first but he changed his major and chose to study philosophy.  At the end, he realized that being a painter suits him, he went to Paris to study in fine arts but he failed. He began to work as an assistant of an American artist and during this time he realized that he was fascinated by cinema. First, he started to work as a film critic and nowadays he is one of the most famous directors of the world. Wenders began his career with the rise of the New German Cinema at the end of the 1960s, with Summer in the City (1970). Wenders is also a member of the advisory board of World Cinema Foundation. The project was founded by Martin Scorsese and aimed at finding and reconstructing world cinema films that have been long neglected. Wenders is also a Jury Member for the digital studio Filmaka, a platform for undiscovered filmmakers to show their work to industry professionals.

"Sex and violence was never really my cup of tea; I was always more into sax and violins."
 
"I want to make personal films, not private films"