MEHMET GÜNSÜR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
MEHMET GÜNSÜR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Haziran 2017 Cuma

"Fi" Dizisi Hakkında - 2017

Daha önce pek çok kez raflarda veya sosyal medyada görsem de, Azra Sarızeybek Kohen'in bu üçlemesini okumamıştım. Nedenini bilmediğim şekilde (belki de kapak tasarımı çok renkli olduğundan) ilgimi çekmemişti. Dizisinin çekildiğini duyunca biraz araştırdım, hem internet dizisi olması hem de oyuncu kadrosu nedeniyle izlemeye karar verdim. Hem konusu hem de dijital olması nedeniyle bazı ilkleri barındıran diziyi beğendim. Türk dizi yapımcılığı açısından bir devrim yaratmış bile diyebiliriz. İlk bölümünün yayınlandığı günden itibaren milyonlarca kez tıklanması elbette bir gösterge değil (muhtemelen meraktan bu kadar çok izlendi) ancak bu kadar ilgi çekmesi de bir anlamda başarılı olduğunu gösteriyor bence. Toplamda on iki bölümden oluşan birinci sezonda olaylar psikiyatrist Can Manay'ın tesadüfen Duru'yu görüp ondan çok etkilenmesiyle başlıyor. İstediği her şeye sahip olacak kudreti olan geçmişi karanlık bu adamın tutkuları için yapabileceklerinin sınırı bulunmuyor. Can Manay ile karşılaştıktan sonra hayatı değişen Duru'nun kendisini, aşkını ve hayatını sorgulayıp yeni arayışlara girmesi de yaşananlar arasında. Can Manay'ın geçmişini ve açığını araştıran patronu ve hırslı gazeteci Özge de olaylara heyecan katan unsurlardan oluyor bir süre sonra. Hikaye sürükleyici bir şekilde akıp gidiyor ve herkes korkularıyla yüzleşiyor.

Dizinin yönetmenliğini Mert Baykal yapıyor, oyuncuları ise Duru rolünde Serenay Sarıkaya, Can Manay rolünde Ozan Güven, sanat sever akademisyen rolünde Mehmet Günsur ve gazeteci Özge rolünde Berrak Tüzünataç. Online dizi izleme platformu PuhuTV'nin ilk orijinal yapımı olan Fi'yi, psikoloji-gerilim senaryoları seviyorsanız izlemenizi tavsiye ederim. Beğeneceğinizi düşünüyorum, ben de "Çi" ve "Pi" senaryoları devam edecekse, izlemeyi planlıyorum. İyi seyirler!

"Dışarıdan delilik olarak görülebilen şeyler, içine girildiğinde hak verilen durumlar haline gelebiliyordu bu hayatta. Sadece bakış açınızı değiştirmeniz yeterliydi."

4 Kasım 2014 Salı

Unutursam Fısılda - 2014

Sinemaya gittiğimde film başlamadan önce yapılan tanıtımlarda gördüğümde film çok ilgimi çekmişti. Zaten Çağan Irmak sevdiğim bir yönetmen olduğundan, ona ait bir filmin ilgili çekmesi için başka nedenlere ihtiyacı yok :). Bu kez Yeşilçam tarzında (konu ve diğer detaylarıyla beraber) bir film yapmış. Sonuçta Yeşilçam izlemeyi seviyorsanız, bu filmi de beğenmeniz kaçınılmaz, yaşı nispeten daha olgun olanların filmi daha çok sevmesinin sebebinin bu olduğunu düşünüyorum. Zira konu olarak baktığımızda taşra kasabasında yaşayan, büyük hayalleri olan (şarkı söyleyen) bir kız Hatice (Farah Zeynep Abdullah), onun içine kapanık ablası Hanife (Gözde Cığacı), yine aynı şekilde tutkulu bir hayalci olan kaymakamın oğlu Tarık (Mehmet Günsür) ve onların çapraşık aşk üçgeni alıştığımız film tarzını aratmamaktadır. Bu filmi güzel yapan evden kaçıp ünlü olan şarkıcı kız Ayperi'nin olağandışı hikayesi değil bu hikayenin devamını anlatması :). Her zaman mutlu sonla biten ve hayatın zirvesinde bırakılan bir hikayenin ilerledikçe nasıl sonlanacağının  hayal gücüne bırakılmaması bu filmi aynı konudaki diğer filmlerden ayıran yönü olmalı. Bununla beraber, oyuncuların başarısı da filme değer katan başka bir unsur. Hümeyra ve Işıl Yücesoy'u oyuncu olarak izlemek de ayrı bir keyifti (Işıl Yücesoy'da Hümeyra gibi 1970'lerin şarkıcılarından aslında. "Ya seninle ya sensiz" şarkısını çok güzel yorumlamıştır). Yönetmenliğini ve senaristliğini Çağan Irmak'ın üstlendiği yapımda yukarıda saydığımız oyuncuların yanında Kerem Bursin'i de görmek yeni nesli biraz heyecanlandırabilir. 

Film için eleştirdiğim bir nokta 1970'lere ait kıyafetlerin ve karakterlerin biraz abartılmasıydı. Unkapanı gerçeği  ve tesadüflerin zirveye çıkardığı hayat aslında gerçeği yansıtsa da, karakterler her şeyi vermek isteyince biraz yapmacıklık işin içine girmiyor da değil. Tabi, Çağan Irmak yine dram türünden vazgeçmese de, film bana diğerleri kadar dramatik gelmedi. Vaktiniz varsa izlemenizi tavsiye ederim!

"... Çünkü kendimi hür hissetmiyorum."