YAPAY ZEKA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
YAPAY ZEKA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Mart 2016 Salı

Aşk (Her) - 2014

Joaquin Phoenix'in daha önce "Two Lovers" (İki Aşık) filminden söz etmiştim. Aynı şekilde bu filmde de oynadığı ağlak karakter ile kendisini dramatik-romantik filmlerin baş kahramanı yapıyorum izninizle. Bu filmde Theodore Twombly karakterine hayat veren oyuncu (filmin yakın bir gelecekte geçtiğini tahmin ediyorum) neredeyse hiç kullanılmayan "el yazımı mektup" gönderme işinde çalışmaktadır. Karısından boşanan ve henüz bir travmayı atlatamadığı gözlenen Theodore küçük bir apartman dairesinde tek başına asosyal denilebilecek bir hayat yaşamaktadır. Bir gün tanıtımı yapılan bir yazılımı almasıyla hayatı eskisine göre biraz daha değişmeye başlar.  Yazılım, erkek ve kadın olarak iki farklı versiyonda satılan bir yapay zeka programıdır ve kullanıldığında olaylara yorum yapabilmekte, internetteki her şeyi tarayarak sizinle sohbet edebilmekte ve sizin adınıza empati yaparak sorularınıza duygusal yanıtlar vermektedir (Şu an iphone'larda olan Siri programının daha gelişmiş hali gibi). Bu vesile ile Samantha tanışan Theodore zamanla bu sanal oluşunda bambaşka bir gerçeklik görerek kendisini hayatının merkezine koyar. Büyük bir depresyonda olan Theodore için Samantha tutunacak bir daldır ancak yavaş yavaş yapay zeka ile kurduğu iletişimin garipleştiğini fark eder. Film bu andan itibaren varlığın yalnızca bir bilinçten mi yoksa fiziksel bir oluşumdan mı ibaret olduğunu sorgulatıyor.

Filmin yönetmeni henüz genç denilebilecek birisi, Spike Jonze; oyuncuları ise, Joaquin Phoenix ve Amy Adamsi, ancak filmi tek başına Joaquin götürüyor da diyebiliriz. Bilgisayar yazılımındaki kadın sesi ise (orijinal filmde) Scarlett Johansson'a ait. Konu açısından filmin benzerleri olduğunu kabul ediyorum ancak hakkında yapılan bütün negatif yorumlara da katılmıyorum. Zira internetin hayatımıza girmesiyle, tahmin etmediğimiz tecrübeler edindiğimiz bir gerçek. Bu nedenle bazı olaylara "çok saçma" penceresinden bakmadan önce son yirmi yılın bir panoramasını yapmak yerinde olacaktır. İnternet üzerinden para göndermek veya alışveriş yapmak gibi işlemler dahi bir süre önce aklımızda bile yokken şimdi geldiğimiz durumu düşünürsek, insan gibi "düşünebilen" bir yazılımın geliştirilmesi veya bir "yapay bilinç" oluşturulması bana çok da imkan dışı gelmiyor. Ayrıca şu anda dahi sanal ilişkilerin yaaşndığını düşünürsek, asosyal insanların internet çağında nasıl bir psikolojide olacaklarını şimdiden öngörmek zor. Biraz yavaş bir tempoda ilerliyor, sıkılmanız olası ancak ben filmi izlemenizi tavsiye ederim.
 
"I think anybody who falls in love is a freak. It's a crazy thing to do. It's kind of like a form of socially acceptable insanity." 

20 Ağustos 2015 Perşembe

Chappie - 2015

Johannesburg'da yakın bir geleceği anlatan film basit bir hikayeyle kurgulanmış aslında: Robotlar ve yapaz zeka. Filmde ilk olarak seri bir şekilde üretilmiş ve polis güçleri tarafından suçlarla savaş için kullanılan robotları görmekteyiz (robocop gibi düşünebiliriz). Kolluk kuvvetine yardımcı olan robotların programlarını yazan Deon (Dev Patel), bir taraftan uzun süredir insan gibi öğrenebilen ve zekasını geliştirebilen bir programın peşindedir. Bir süre sonra ortaya çıkardığı yapaz zeka programını uygulayacak bir robot bulamaz zira polis-robotları üreten patronu tamamen finansal sebeplerle üretim yapmakta ve ihtiyacı olmadığını düşündüğü bir yeniliğe sıcak bakmamaktadır. Dolayısıyla programını gizli kapaklı denemeye karar veren Deon, elden düşme bir robot alır ancak planlar tahmin ettiği gibi gitmez. Polis robotlarını devre dışı bırakarak suç işleme niyetinde olan çapulcu bir çetenin eline düşen Deon ve robotunu önceden planlamadığı zorluklar beklemektedir. Çapulcu gangsterler (yönetmen bu ekipte Güney Afrikalı rap grubu Die Antwoord'u kullanmış) Chappie adını verdikleri bu ürkek robotu kendi emellerine alet etmek isterler ancak kendi kararını kendisi verebilen Chappie'nin olayları yorumlayış şekli de tahmin edilenden farklı olacaktır. Ayrıca bir tarafta eski bir asker olan hırslı bir yapay zeka düşmanı Vincent (Hugh Jackman) tehlikesi de olayların büyümesine neden olacaktır. Film içerdiği bazı çelişkili sahneler dışında, aksiyon sahneleri açısından oldukça başarılıdır.

Filmin yönetmeni bilimkurgu türü ile adını duyuran yeni nesil genç yönetmen Neill Blomkamp, oyuncuları ise "Slumdog Millionaire" filminden tanıdığımız Dev Patel, Hugh Jackman ve Sigourney Weaver. Chappie'nin seslendirmesini ise Sharlto Copley yapmaktadır. Genel olarak izleyici yorumlarına baktığımızda film Neill Blomkamp'ın "District 9" filmi kadar beğenilmemiş olsa da hem felsefi hem de bilimkurgu açısından yabana atılacak bir film değil. İnsanın varlığını tanrısallıktan çıkarıp yalnızca bilince indirgeyen yorumuyla Self-Less filmine benzeyen yeni bir "tanrıtanımaz" akım bile başlatmış denilebilir. İnsanlığın negatif ve pozitif yönlerinin bir yapay zeka üzerinden eleştirildiği filmi izlemenizi tavsiye ederim.
 
"A thinking robot could be the end of mankind! Destroy that robot. Burn it to ash!"
 
"The problem with artificial intelligence is it's way too unpredictable."