TOM HARDY etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TOM HARDY etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Şubat 2016 Salı

The Revenant (Diriliş) - 2015

Film hakkında sosyal medyada ve filmler hakkında haber yapan yayınlarda çok fazla konuşuldu, bu nedenle ben de merak edip filmi izledim. Filmin sürekli soğuk bir coğrafyada kasvetli bir hava ile devam etmesi nedeniyle sıkıldığımı itiraf etmek isterim, ancak görsel anlamda başarılı çekimler yapılmış. Michael Punke'nin romanından filme çekilen Revenant, bin sekiz yüzlü yıllarda geçen bir hayatta kalma hikayesini konu edinmektedir. Kürkleri için hayvanları katleden bir ekibe tanıdığı coğrafyada oğluyla beraber rehberlik/tuzakçılık yapan Glass (Leonardo DiCaprio), hem doğanın acımasızlığı hem de avlandıkları bölgede Kızılderililerin ve Fransız birliklerinin kol gezmesi sonucu gergin bir ekip ile birlikte çalışmaktadır. Av sırasında yavrularını korumaya çalışan bir boz ayının saldırısına uğrayan Glass, ölümcül bir şekilde yaralanır. Yaralı bir adamı taşımanın ekibi yavaşlatacağını ve herkesi tehlikeye attığını düşünen lider, Glass'ı para karşılığı taşımak için geride birkaç kişi bırakarak yoluna devam eder. Ağır yaralı haliyle herkese yük olan Glass kendisinden sorumlu kişilerce de geride bırakılmak istenir. Arkadaşları tarafından ölüme terk edilen Glass, hayata dört elle tutunur çünkü yarım kalan bir işi söz konusudur ve tamamalaması için hayatta kalması gerekmektedir. Aslında filme Glass'ın hayatta kalma çabasından ziyade bir onurun yaşatılması olarak da bakabiliriz

Filmin yönetmenliğini daha önce Birdman filmi ile tanıdığımız ve bu yüz yılın başarılı yönetmenleri arasında sayılan Alejandro Gonzales Iñárritu yapmaktadır, oyuncuları ise bildiğiniz üzere "oscar"sız oyuncu Leonardo DiCaprio ve Tom Hardy. Yeri gelmişken, bu oscar meselesine herkesin bir yorum yaptığını fark ettim, ancak bu yorum yapan kişiler acaba oscara aday diğer filmleri izlediler mi merak ediyorum. Siz yine de listeye bir göz atın: https://tr.wikipedia.org/wiki/88._Akademi_%C3%96d%C3%BClleri. Her halükarda, güzel bir film, gerçek hayatta ne kadar mümkün olabilirliği ayrı bir tartışma konusu sanırım.

"Rüzgarın sesini duyuyor musun baba? Annem, rüzgarla ilgili ne söylerdi, hatırlıyor musun? Rüzgar, güçlü kökleri olan bir ağacı yenemez."

Not: Leonardo DiCaprio'nun filmde hayat verdiği Hugh Glass, tarihte gerçekten yaşamış bir kişi: https://tr.wikipedia.org/wiki/Hugh_Glass.

3 Ağustos 2015 Pazartesi

Mad Max: Fury Road - 2015

Mad Max serisinin dördüncü filmi olan Fury Road (Öfkeli Yollar) uzun zaman alan çekim aşamasından sonra tamamlanarak gösterime girdi. Filmi ilginç kılan unsur otuz yılı aşkın bir süredir aynı yönetmenle aynı seriyi devam ettiriyor olması. Mad Max (Çılgın Max) serisinin ilk filmi 1979 yılında Avustralya'da çekilmiş ve Mel Gibson'un dünyaca tanınmasını sağlamıştır. Serinin devam filmleri Mad Max 2 - The Road Warrior (Yol Savaşçısı) ve Mad Max 3 - Beyond Thunderdome (Gökkubbenin Ardında) sırasıyla 1981 ve 1985 yıllarında yine Mel Gibson ile çekilmiştir. Ancak muhtemelen yaş engelinden, son filmde Çılgın Max rolünde Mel Gibson'u değil, Tom Hardy'yi görüyoruz. Serinin ilk üç filmini izlemediğim için konunun devam mı ettiği yoksa bağımsız hikayelerden mi oluştuğu konusunda yorum yapamıyorum, ama bilim-kurgu türünü seven kişilerin filme rahatlıkla uyum sağlayacağından eminim. Post-apokaliptik (kıyamet sonrası kurguları) türünün en önemli örneklerinden olan bu serinin dördüncü filminde çölleşmiş dünyanın engin bozkırında temposu hiç düşmeyen bir kaçma-kovalama anlatılıyor. Her zaman bireysel yaşamayı seçen ve kendini kurtarmak dışında bir motivasyonu olmayan Max hasbelkader kendini zalim lider Immortan Joe'dan kaçan bir grubun içinde bulur. Grubun başındaki Furiosa ile ilk başta anlaşamasalar da, her ikisinde de bulunan "kaçıp kurtulma dürtüsü" nedeniyle bir süre de olsa birlikte hareket etmeleri gerektiği kanaatine varırlar. Immortan Joe'nin kendisinen çalınanı geri almaktan hiç vazgeçmemesi üzerine bitmeyecekmiş gibi uzanan kum denizinde tamamen bir görsel şölene dönüşen kaçma-kovalama-çatışma sahneleri filmi başarılı bir aksiyon filmine dönüştürecektir.

Filmin yönetmeni diğer serinin diğer filmlerinin de yönetmenliğini yapmış olan George Miller, oyuncuları ise Max rolünde Tom Hardy, Furiosa rolünde ise başarılı oyuncu Charlize Theron. Her ne kadar filme adını veren Max olsa da, bu filmde en etkili ve akılda kalan karakterin Furiosa olduğunu kabul etmek gerek. Oyunculuk ve aksiyon sahnelerindeki başarısı sebebiyle mutlaka izlenmesi gereken bir film olduğunu düşünüyorum, zaten türünün sevenleri filmi çoktan izlemişlerdir.

Max: You know, hope is a mistake. If you can't fix what's broken, you'll, uh... you'll go insane.

My name is Max. My world is fire and blood. Once, I was a cop. A road warrior searching for a righteous cause. As the world fell, each of us in our own way was broken. It was hard to know who was more crazy... me... or everyone else.