NATALIE PORTMAN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
NATALIE PORTMAN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Aralık 2015 Pazartesi

Star Wars (Revenge of the Sith) Episode III - 2005

Gelelim filmin kronolojik sıra ile son filmine (yeni vizyona giren Episode VII, Episode VI'nın devamıdır). Bu Sith'in İntikamı, Episode IV-V-VI'da tanıdığımız kahramanların geçmişleriyle ilgili tüm soruları cevaplayan bir filmdir. Bir önceki filmde yaşanan klon savaşlarını anımsarsınız, bu filmde savaşın sonuna gelinmiş ve Şansölye Palpatine kaçırılmıştır. Jedi Master Obi-Wan ve Anakin Skywalker Şansölyeyi kurtarmak için operasyona gönderilmiştir. Kurtarma operasyonunda yaşanan büyük bir düello sonunda Anakin, Kont Dooku'yu bir Jedi'ya yakışmayacak şekilde kendi duygularının da etkisiyle öldürmüştür. Bu yönüyle Sith Lordu Sidious'un dikkatini çeken Anakin, (kim olduğunu filmde öğreneceğiniz) Sith Lordu'nun yavaş yavaş dolduruşuna gelir. Annesinin öldürülmesinin akabinde aynı şekilde aşık olduğu kadın Kraliçe Padme Amidala'nın da öleceği ihtimali Anakin'i çileden çıkarmıştır. Anakin'in ölüme karşı olan bu zayıf yönünü gören Sith Lordu, dark-side (karanlık taraf)''ı seçmesi karşılığında Anakin'e ölümsüzlük vaadeder. Geçtiği Jedi eğitimleri ve kendisine güvenen herkesi hayal kırıklığına uğratma ihtimali Anakin'i ikilemde kalmasına sebep olur. Fakat Sith Lordu, dark side gücünü de kullanarak insanların hırslarını, zayıf noktalarını tespit etmek ve onları etkilemek konusunda tahmin edilenden daha başarılıdır. Güce denge getireceğine inanılan kişinin Anakin Skywalker olduğunu düşünen Jedi'ler da büyük bir sınavdan geçecektir. Galaksi Cumhuriyeti gizli planlar arkasında artık geriye dönülemez şekilde değişmektedir.
 
Filmin yönetmeni ve senaristi hikayenin yaratıcısı olan ve ilk iki filmi de yöneten George Lucas, oyuncuları Hayden Christensen (Anakin Skywalker), Ewan McGregor (Obi-Wan Kenobi), Natalie Portman (Padme Amidala) ve Ian McDiarmid (Palpatine). Yüz on beş ülkede gösterime giren bu film önemli bir hasılat geliri yakalamış ve izleyiciler tarafından serinin en güzel filmlerinden birisi olarak değerlendirilmiş. En iyi 100 Bilim-Kurgu filmi sıralamasına Yıldız Savaşları film serisinden girebilen tek film Sith'in İntikamı olmuştur. Ben bu filmin ikinci üçlemenin en iyi filmi olduğu kanaatindeyim zira hikayenin başı-sonu olan ve kahramanların tüm duygularının net bir şekilde filme yanısıtıldığı başarılı bir çalışma olmuş. Star Wars serisini izlemenizi tavsiye ederim, çünkü anti-kahraman projesinin bu kadar sevilidği başka bir yapıt daha muhtemelen yoktur.
 
"You were the chosen one! It was said that you would destroy the Sith, not join them. You were to bring balance to the force, not leave it in darkness."

18 Aralık 2015 Cuma

Star Wars (Attack of the Clones) Episode II - 2002

Evet, buraya kadar geldiyseniz, yavaş yavaş seriyi bitirmeye başladınız demektir, şimdi merakla üçünci ve son filmi (tabi dün vizyona giren yedinci film hariç) bekliyorsunuz demektir. En son Galaksi Cumhuriyeti'nde geriye dönülemez değişiklikler yaşandığından söz etmiştik. Bu film de bir önceki film ile arasında on yıl koyduğundan (hikaye kronolojisi olarak), Galakside'ki değişim daha net gözlenebilmektedir. Aradan geçen bu zamanda Anakin Skywalker (Hayden Christensen) büyümüş ve baba gibi gördüğü Obi-Wan ile Jedi eğitimini devam ettirmektedir. Naboo gezegeninin Kraliçesi Padme Amidala ise bir senatör olarak Naboo’yu Galaktik Senatoda temsil etmeye başlamıştır. Eski bir Jedi olan Count Dooku'nun (Christopher Lee) da işin içinde bulunduğu ayrılıkçı faaliyetler Galaksiyi büyük bir savaşın eşiğine getirmiştir. Entrikalı işlerin çevrildiğini fark eden Kraliçe Amidala (Natalie Portman) tehlikeli bir suikasttan da kıl payı kurtulunca Obi-Wan ve Anakin kraliçeyi korumak üzere göreve çağırılır. Tabi Anakin ve kraliçenin bu kadar yakınlaşması dizginlenemez bir duygu yoğunluğuna da neden olunca, Galaksi'de arap saçına dönen ilişkilere bir de aşk eklenir. Sonraki üçleme ile arada başarılı bir bağ kuran film emir almak konusunda hala soru işaretleri taşıyan henüz karakteri oturmamış Anakin'in ne kadar zorluğa/acıya dayanabileceğini ve karanlık tarafın tahmin edilemez şekilde güçlenmiş olduğunu izleyiciye gösterecektir.

Uzun zaman önce, çok çok uzak bir galakside Episode I ile başlayan macera bu film çerçevesini daha net çiziyor ve Anakin'in karanlık tarafa doğru giden yolunda soruları biraz daha cevaplıyor. Filmin görsel ve ses efektleri Episode I'e göre çok daha etkileyici yapılmış ve Anakin'i canlandıran oyuncu Hayden Christensen'in performansı da görülmeye değer olmuş. Bu filmin yönetmenliğini de George Lucas yapıyor, senaryosunun yazımında da önemli katkıları olduğu söyleniyor. Yine de serinin en güzel filminin bu olmadığını söylemek isterim.

"Attachment is forbidden. Possession is forbidden. Compassion, which I would define as unconditional love, is essential to a Jedi's life. So you might say, that we are encouraged to love."

17 Aralık 2015 Perşembe

Star Wars (The Phantom Menace) Episode I - 1999

Serinin kronolojik olarak ilk filmi Gizli Tehlike George Lucas yönetmenliğinde 1999 yılında vizyona girmiştir. IV-V-VI filmlerde yaşananların ilk sinyalleri bu ilk film ile seyirciye verilmektedir. Bu filmde çok uzaklardaki Galaksi'de Cumhuriyet hüküm sürmektedir ve farklı gezegenlerden gelen senatoların yürüttüğü Cumhuriyet bir kişinin hırsları sonucu tehlike altındadır. Barışçıl bir gezegenin olan Naboo'nun yöneticisi Kraliçe Amidala (Natalie Portman) Gizli bir Sith Lordu'nun (Darth Sidious) ve onun öğrencisi Darth Maul'un sinsi planlarının hedefidir. Ticaret Federasyonuna uygulanan ambargolar ile Amidala ne yapacağını bilmez durumdadır. Müzekere görevi için seçilen Jedi Qui-Gon (Liam Neeson) ve onun öğrencisi Obi-Wan Kenobi (Ewan McGregor) kendilerini bir anda derin bir komplonun içinde bulurlar. Amidala'yı korumak için Tatooine'e giden ekip tesadüfen zeki bir köle çocukla karşılaşırlar: Anakin Skywalker. Hem mekanik zekası hem de problem çözmekteki başarısı sebebiyle Qui-Gon bu çocuğu Jedi olarak yetiştirmek ister ancak önceden tahmin edemediği bir muhalefet ile karşılaşır. Aynı zamanda Darth Maul ile başa çıkmak zorunda olan Jedi'lar Galaksi Cumhuriyeti'nde bir şeylerin ters gittiğini ve geriye dönülemez şekilde değişmekte olduğunu fark etmeye başlarlar. Star Wars serisinin köklerine gitmek için yıllarca bekleyen hayranlarını tatmin eden bir film olmuş mudur bilinmez ama kurgusal anlamda iyi bir başlangıç yapılmaktadır.

Ben serinin en baştan itibaren altı senaryodan oluştuğu ve teknolojik sebeplerden dolayı IV. filmden başlayarak çekilmeye başladığı hikayesine bu film dolayısıyla pek inanmıyorum. Zira bu film hem diğerlerinden daha basit hem de teknolojik unsurlar açısından daha sönük görünüyor. Bu nedenle pek çok kişinin inandığı gibi, seri çok sevilince flashback'ler yapılmaya başlanmış gibi duruyor. Tabi şahsi fikir olarak ben fantasik ve bilim-kurgu alanında başarılı filmlere imza atan George Lucas, iyi ki seriyi bu şekilde devam ettirmiş diyorum, o ayrı :). Hala izlemeyen kalmamıştır diye tahmin ediyorum, yine de iyi seyirler!

"Mom, you said that the biggest problem in the universe is no one helps each other."

23 Haziran 2015 Salı

Leon (Sevginin Gücü) - 1994

Kült filmlerden sayılan ve IMBD puanı 8,6 olan filmi bir tavsiye üzerine izledim. Orijinal adı "Leon: The Professional" olan film, 1994 yılında vizyona giren Fransız yapımı bir filmdir. Vizyona girdiği tarihte nasıl bir tepki aldı veya beğenildi mi bilmiyorum ancak ben filmi çok beğendim. Gerçek hayatta yaşanılabilirliği bir ölçüde tartışmalı olsa da, hareketli kurgusu ve sürekli akan olay örgüsüyle filmde hiç sıkılmadım (110 dakikalık bir film zaten). Filmde profesyonel bir tetikçi olan, kendi sert kuralları çerçevesinde yalnız yaşayan Leon'un 12 yaşındaki bir kız (Mathilda) ile yolunun kesişmesi ve arkadaşlık ilşkisi anlatılmaktadır. Mathilda yozlaşmış bir polis çetesi ile uyuşturucu işi yürüten babasının bir yerde işleri berbat etmesi sonucu polisler tarafından tüm ailesi öldürülünce tesafüden hayatta kalır. Gizemli komşu Leon'a sığınan Mathilda, bir süre sonra Leon ile birlikte alışık olmadığı bir hayata başlar. Leon'dan tetikçiliğin sırlarını öğrenmeye çalışan Mathilda'nın artık hayattaki tek amacı ailesini öldüren kişileri ortadan kaldırmaktır. Ancak zamanla kendisine tek iyi dravanan kişi olarak addettiği Leon'a karşı aşk olduğunu düşündüğü hisler duymaya başlar (aslında yaşadığı şey tam da hayranlıkla karışık sevgidir). Durum Leon için de farklı değildir, hayatının büyük kısmını yalnız ve sevgisiz geçiren bir adamın da kendisine sevgi gösteren küçük bir kıza sevgiden de öte bağlanması şaşırtıcı değil. Bu nedenle filme bu yönde yapılan eleştirileri isabetli bulmuyorum ancak bir tetikçinin profili ile 12 yaşındaki kızın hayata bakışı filmdeki gibi olmamalıydı, bu açıdan yapılan eleştirilere katılıyorum.
 
Filmde Mathilda rolünde Natalie Portman (ilk filmidir ve filmde 13 yaşındadır) Leon rolünde ise Jean Reno'yu görmekteyiz. Yozlaşmış polis çetesinin başındaki kişi ise Gary Oldman, tetikçilik işleri yaptıran mafya rolünde de Danny Aiello bulunmaktadır. Filmin yönetmenliğini tanınmış yönetmen Luc Besson yapmaktadır. İyi seyirler!
 
- You need some time to grow up a little.
- I finished growing up, Léon. I just get older.
- For me it's the opposite. I'm old enough. I need time to grow up.

Luc Besson'un blogda bulunan diğer filmleri:

Beşinci Element: http://sinemubi.blogspot.com.tr/2015/01/besinci-element-fifth-element-1997.html

Lucy: http://sinemubi.blogspot.com.tr/2014/08/lucy-2014.html