Görünüşe göre mutlu sonlar sadece Amerikan filmlerinde oluyor... / It appears that only American movies have a happy ending...
31 Aralık 2018 Pazartesi
30 Aralık 2018 Pazar
30 Kasım 2018 Cuma
19 Ekim 2018 Cuma
28 Eylül 2018 Cuma
31 Ağustos 2018 Cuma
27 Ağustos 2018 Pazartesi
4 Temmuz 2018 Çarşamba
23 Haziran 2018 Cumartesi
Şark Ekspresinde Cinayet - 1974

1974 yapımı film de en az 2017 yapımı kadar başarılı idi, özellikle filmin ilk dakikalarındaki İstanbul sahneleri eski İstanbul'un çok kısa bir belgeseli gibiydi. Filmin yönetmenliğini 1982 yapımı hukuk konulu bir film olan Hüküm (The Verdict) filminin de yönetmenliğini yapmış olan Sidney Lumet yapmaktadır, oyuncu kadrosu ise çok zengindir: Albert Finney (Poirot), Lauren Bacall, Sean Connery, Ingrid Bergman, Anthony Perkins, Jacqueline Bisset gibi dönemin tanınmış oyuncuları filmde rol almaktadır.Agatha Christie'nin İstanbul'da Pera Palas'ta kaldığı dönemde yazdığı romanından uyarlanan bu film, dönemin eleştirmenleri tarafından en iyi uyarlaması olarak kabul edilmiştir. Tabi bunda oyuncu kadrosunun da rolü olduğunu tahmin ediyorum.
Not: Filmin Sirkeci garındaki sahnelerindeki Arap sarıklı kişiler, çarşaflı kadınlar, fesli insanlar filmin yayınlandığı dönemde Türkiye'deki sinemaseverler tarafından büyük eleştiri almış ve Türkiye'ye karşı yaşanan önyargılı tutumu gözler önüne sermiştir.
"Ladies and gentlemen, you are all aware that a repulsive murderer has himself been repulsively, and, perhaps deservedly, murdered."
13 Haziran 2018 Çarşamba
30 Mayıs 2018 Çarşamba
28 Mayıs 2018 Pazartesi
Molly's Game - 2017

Filmin yönetmenliğini yapan Aaron Sorkin, film sektöründe tanınan birisi olsa da ilk yönetmenlik deneyimini Molly's Game ile yapmış ve öğrendiğim kadarı ile farklı projelerde de yönetmen olarak görev alacakmış. Yönetmen olarak iyi bir başlangıç yaptığını düşünüyorum. Filmin oyuncuları; Jessica Chastain, Idris Elba, Kevin Costner ve Michael Cera olarak kısaca belirtilebilir. Kısaca diyorum zira filmdeki hikayenin doğal bir sonucu olarak çok falza yüz & insan ile karşılaşacaksınız ve bu da bir süre sonra karakterleri akılda tutmayı zorlaştıran bir unsur. Ben filmi yargılama sahneleriyle bir bütün olarak hukukçu gözüyle izledim ancak "poker" oyununa meraklıysanız sizin filmden daha farklı bir keyif alacağınızı düşünüyorum. İyi seyirler!
"This is a true story, but except for my own, I've changed all the names and I've done my best to obscure identities for reasons that'll become clear."
3 Mayıs 2018 Perşembe
Kök (I Origins) - 2014

Filmin yönetmeni daha önce benzer tarzı olan Another Earth filminin de yönetmenliğini yapmış olan Mike Cahill, oyuncu olarak ise genç bilim adamı Ian rolünde Michael Pitt, asistanı Karen rolünde Brit Marling, Sofia rolünde ise Astrid Berges-Frisbey bulunuyor. Filme neden tam ısınamadığımı düşününce belki de bu oyuncuların rollerinin hakkını vermemesiydi diye düşünüyorum. Filmin ilk bölümünde -asansör sahnesine kadar diyelim- başroldeki erkek karakteri severken ikinci bölümünden -asansör sahnesinden sonra- donukluğundan dolayı yavaş yavaş kendisinden soğudum. Diğer kadın karakterleri ise zaten film boyunca tam manasıyla anlayamadım. Senaryo açısından yine ilk bölümdeki felsefi tartışmaları beğendim, ikinci bölüm ise biraz daha gerçek dışı geldi. Ancak zaten filmin türü bilim-kurgu olduğundan, bu bölümde çok düşünmemek, daha geniş bir açıdan bakarak bazı şeyleri böyle bir dünya varmış gibi kabul etmek gerekir. Bu açıdan baktığımda sevebiliyorum. Film hakkında yapılan yorumları okuduğumda, bazı insanların filmi severken bazılarının ise pek hoşlanmadığını gördüm, demek ki yaşadığım ikilem o kadar da sıra dışı değil. Siz de izleyip kararınızı verebilirsiniz. İyi seyirler!
"When the big bang happened, all the atoms in the universe, they were all smashed together into one little dot that exploded outward. So my atoms and your atoms were certainly together then, and, who knows, probably smashed together several times in the last 13.7 billion years. So my atoms have known your atoms and they've always known your atoms. My atoms have always loved your atoms."
16 Nisan 2018 Pazartesi
Suyun Sesi (The Shape of Water) - 2018

Filmin yönetmeni Hellboy filminin de yönetmenliğini yapmış olan Meksikalı yönetmen Guillermo del Toro, oyuncuları ise Sally Hawkins, Michael Shannon (Amerikan ajanı), Richard Jenkins (Giles), Doug Jones ve Octavia Spencer (Zelda). İlk kez Venedik Film Festivali'nda gösterilen film, Toronto ve Londra Film Festivallerinde de gösterilmiş ve 13 dalda oscar ödüllerine aday gösterilen film 4 dalda oscar kazanmış. Aslında son zamanlarda bu Akademi ödüllerinin neye göre verildiğini sorgulamaktayım. Mutlaka "azınlıklar, eşcinseller, siyasi çekişmeler, ezilen yalnız insanlar, siyahiler" gibi içeriklerden bahsedilen filmlere öncelik verilmesi de eleştiriye açık bir konu. İyi bir filmin "mutlaka" bunları konu etmesine gerek bulunmamalı diye düşünüyorum.
"If I told you about her, what would I say? That they lived happily ever after? I believe they did. That they were in love? That they remained in love? I'm sure that's true. But when I think of her - of Elisa - the only thing that comes to mind is a poem, whispered by someone in love, hundreds of years ago: "Unable to perceive the shape of You, I find You all around me. Your presence fills my eyes with Your love, It humbles my heart, For You are everywhere."
7 Nisan 2018 Cumartesi
Onur Savaşı (The Hunt) - 2012

Danimarka yapımı olan filmin yönetmeni yine Danimarkalı olan Thomas Vinterberg, oyuncuları ise Mads Mikkelsen, Alexandra Rapaport ve Thomas Bo Larsen. Film Cannes Film Festivalinde ilk gösterildiğinde çok beğenilmiş ve başrol oyuncusu olan Lucas rolüne hayat veren Mads Mikkelsen en iyi erken oyuncu dalında ödül kazanmış. Mikkelsen'in bu kadar başarılı bir performanstan sonra böyle bir ödüle layık görülmesi şaşırtıcı bir şey değil elbette. Ancak olayın etkileri ve Lucas'ın yaşadıkları o kadar ağırdır ki film bittikten sonra Mikkelsen'in oyunculuğunun yanında yüreğinize oturan bir rahatsızlık duygusu ile baş başa kalıyorsunuz. Filmin insana neler hissettirdiğini biraz da olsa anlayabildiğinizi düşünüyorum, hala izlemek isterseniz iyi seyirler!
"I want a word with Theo. Look into my eyes. Look me in the eyes. What do you see? Do you see anything? Nothing. There's nothing. There's nothing. You leave me alone now. You leave me alone now, Theo. Then I'll go. Thank you."
"I want a word with Theo. Look into my eyes. Look me in the eyes. What do you see? Do you see anything? Nothing. There's nothing. There's nothing. You leave me alone now. You leave me alone now, Theo. Then I'll go. Thank you."
19 Mart 2018 Pazartesi
4 Mart 2018 Pazar
La Casa De Papel - 2017 / 2018

Keyifli, hızlı akan sahneleriyle aksiyon dolu bir seri olduğu için izlemesi kolay oluyor. Ancak görsel şölene önem verildiği için bazı mantık hataları da yok değil. Tabi asıl amaç sürekli hata bulmak değil de izlenen andan zevk almak olursa daha keyifli bir seyir yaşanabilir diye düşünüyorum. Filmin yönetmeni Alex Pina, oyuncuları ise Ursula Corbero, Alba Flores, Miguel Herran, Itziar Ituno, Alvaro Morte, Pedro Alonso'dur. Karakterlerden de kısaca bahsetmekte fayda görüyorum:
Tokyo: Hikayenin anlatıcısı bu genç kadın. Hem güzel hem de azılı bir hırsız, biraz da uyumsuz birisi dolayısıyla ekip için tehlikeli.
Berlin: Profesörün ekip içinde en çok güvendiği kişi olsa gerek, sessiz görünen ama insanları iyi okuyabilen bir adam.
Nairobi: Hüzünlü bir geçmişe sahip ama geleceğini değiştirme niyetinde olan, diğerlerine göre daha aklı başına bir kadın.
Denver: Moskovanın oğlu, genç ve özünde iyi yürekli, empati yeteneği olan bir çocuk.
Moscova: Sessiz, kendisine verilen görevi yerine getiren ve her şeyden önce oğlunu düşünen bir baba.
Oslo ve Helsinki: İri yarı, korkutucu bir görünüme sahip ama biraz saf Sırp kuzenler, ayrıca pek konuşkan da değiller, tek özellikleri berilen görevi yerine getirmeleri.
Rio: Genç ve zeki bir çocuk, aynı zamanda gençliğin verdiği bir fevriliği de taşıyor. Aslında zayıf bir halka ama ekibin kendisine ihtiyacı olduğu su götürmez.
Ben iyilerin gerçekten iyi ya da kötülerin gerçek kötü olmadığına inandığım için bu seriyi beğendim. Ayrıca Dali maskelerini de sempatik buldum. İzlemek isteyenlere tavsiye ederim, iyi seyirler!
24 Şubat 2018 Cumartesi
Doğu Ekspresinde Cinayet - 2017
Agatha Christie'nin 1934 yılında yayınladığı bu romanını ilk okuduğum zaman da çok beğenmiştim, bu nedenle uzun zamandır filmini de izleme fırsatı kolluyordum. Bu filme özel olarak ilgi duyma nedenim aslında hikayenin İstanbul'da geçiyor olmasıydı. Agatha Christie çok tuhaf bir kadın, Mısır'dan Avrupa topraklarına kadar pek çok yeri gezmiş, gezdiği yerlerin hepsini polisiye romanlarına konu etmiş. Her ne kadar kısa ve karmaşık hikayeler kurgulasa da, bir şekilde kendini kanıtlamış bir yazar olduğu da su götürmeyen bir gerçek. Yazarın İstanbul'da başlayan bu polisiye hikayesinde; 1930'lu yıllarda İstanbul - Paris arasında sefer yapan Doğu Ekspresi'nde yaşanan bir cinayet konu edilmiştir. Ünlü dedektif Hercule Poirot'nun da yolculardan birisi olduğu tren, kış gününe rağmen tamamen doludur ve bu durum dedektifimizin sağduyusunu rahatsız etmektedir. Aynı gece trende Amerikalı bir milyonerin öldürüldüğü anlaşılır. Trende yaşanan her şeyden sorumlu olan kondüktör Hercule Poirot'dan bu olayı araştırmasını talep eder. Trendeki çok sayıda yolcuyu tek tek sorgulayan Poirot, her nedense tüm yolcuların bu cinayeti işlemek için bir gerekçesi olduğu kanaatinde kapılır. Bu durum olayın çözülmesini oldukça komplike hale getirmiştir ancak küçük bir çığ düşmesi sonucu yolların kapanmasıyla yolcular gidecekleri yere varmadan Poirot katili bulmak için biraz zaman kazanır.
Filmin yönetmeni Sindirella filminin de yönetmenliğini yapmış olan Kenneth Branagh, oyuncuları ise yine yönetmenin kendisi ile birlikte Johnny Depp, Michelle Pfeiffer, Daisy Ridley, Willem Dafoe, Penelope Cruz ve Josh Gad. Yönetmenin yakın zamanda çekimini tamamlamayı planladığı başka bir Agatha Christie filmi daha varmış: Nil'de Ölüm. Yine okuduğum kitaplardan birisi olduğu için heyecanla bekliyorum. Bu arada belirtmeden geçemeyeceğim, Kenneth Branagh Hercule Poirot karakterine çok yakışmış, umarım diğer filmlerde de kendisi devam eder.
- [Speaking about black and white people] It is out of respect for both that I like to keep them separated. To mix your red wine and your white would be to ruin them both.
- I like a good rosé.
Filmin yönetmeni Sindirella filminin de yönetmenliğini yapmış olan Kenneth Branagh, oyuncuları ise yine yönetmenin kendisi ile birlikte Johnny Depp, Michelle Pfeiffer, Daisy Ridley, Willem Dafoe, Penelope Cruz ve Josh Gad. Yönetmenin yakın zamanda çekimini tamamlamayı planladığı başka bir Agatha Christie filmi daha varmış: Nil'de Ölüm. Yine okuduğum kitaplardan birisi olduğu için heyecanla bekliyorum. Bu arada belirtmeden geçemeyeceğim, Kenneth Branagh Hercule Poirot karakterine çok yakışmış, umarım diğer filmlerde de kendisi devam eder.
- [Speaking about black and white people] It is out of respect for both that I like to keep them separated. To mix your red wine and your white would be to ruin them both.
- I like a good rosé.
10 Şubat 2018 Cumartesi
Melekler ve Şeytanlar - 2009

6 Şubat 2018 Salı
19 Ocak 2018 Cuma
Arif v 216 - 2018

Filmin yönetmeni "Kocan Kadar Konuş" filmlerinin de yönetmenliğini yağmış olan Kıvanç Baruönü, oyuncuları ise saymak bitmez. Cem Yılmaz, Ozan Güven ve Seda Bakan'ın yanı sıra Farah Zeynep Abdullah, Zafer Algöz, Özkan Uğur, Özge Özberk, Çağlar Çorumlu, Mert Fırat, Ahu Yağtu gibi tanınmış pek çok kişi de kadroda yer alıyor. Ben kendi adıma filmde yapılan Yeşilçam filmlerinden ve selam gönderilen sanatçıların varlığından hoşlandım. Bununla beraber, oyuncuların kostümleri, mekan dekorları ve filmin müziklerini de etkileyici buldum. O nedenle filmi izlerken çok eğlendim ve size de tavsiye ederim. İyi seyirler şimdiden!
"Benim adım Arif! bizde her şey olur uzay konusunda yanlış olmaz."
15 Ocak 2018 Pazartesi
Loving Vincent - 2017

Filmin yönetmenleri Dorota Kobiela ve Hugh Welchman, oyuncuları ise, daha doğrusu resimlerin yapılmasına ilham olan kişilerin birkaçı Douglas Booth, Chris O'Dowd, Saoirse Ronan. Birkaç yıl önce 125 ressamın yardımıyla yapılmaya başlanan ve heyecanla beklenen film kanaatimce verilen emeğin hakkını vermiş. Dahilikle delilik arasında gidip gelen ve modern resim sanatının öncülerinden kabul edilen Van Gogh'un esrarlı hayatına detaylı bir ışık tutulmamış olsa da, izleyiciye resimleri hakkında fikir vererek ressamın hayatı hakkında merak uyandırmayı başarabiliyor. Sefalet içinde yaşayıp ölen ve hayattayken yalnızca bir resim satabilen Van Gogh'un tablolarına şimdi paha biçilememesi de ayrı bir ironi tabi. Eğer Amsterdam'a giderseniz bir gün, Van Gogh Müzesi'ne giderek filmde canlandırılan önemli eserlerin orijinallerini de görebilirsiniz. İyi seyirler!
"Vincent said I was living a lie but he has lived in struggle for the truth."
"What am I in the eyes of most people - a nonentity, an eccentric, or an unpleasant person - somebody who has no position in society and will never have; in short, the lowest of the low. All right, then - even if that were absolutely true, then I should one day like to show by my work what such an eccentric, such a nobody, has in his heart."
5 Ocak 2018 Cuma
Bodrum Hakimi - 1976

Bildiğiniz üzere Türkan Şoray Türk sinemasının ilk kadın yönetmenidir ve yönetmenlik yaptığı dört filmden birisi de Bodrum Hakimi'dir. Filmin başrolünü de Kadir İnanır ve Kadir Savun ile birlikte paylaşmıştır. Filmin müziklerini Cahit Berkay yapmıştır. Bu arada Bodrum hakimi Mefaret Hanım'ın intiharından sonra bir cümbüş ustası sonradan Nazmi Yükselen tarafından bestelenip arşive kazandırılan Bodrum Hakimi türküsünü yakmıştır. Hatta cümbüş ustasının bu türküden sonra "devletin memuruna türkü yakmak" suçlamasıyla sorgulandığı da söylenir.
Tolga Çandar'dan Bodrum Hakimi türküsünü dinlemek için:
https://www.youtube.com/watch?v=9a0zvOThVbs
Bodrumlular erken biçer ekini / Feleğe kurban mı gittin bodrum hakimi / Nasıl astın mefaret hanım ipe de kendini / Altın makas gümüş bıçak ile doğradılar tenini
Şu bodrumun dağlarında ceylanlar dolaşır / Kara haber mefaret hanım pek tez ulaşır / Hakim hanımın memleketi kütahya tavşan / Hakim hanım sen eyledin bizleri perişan.
https://www.youtube.com/watch?v=9a0zvOThVbs
Bodrumlular erken biçer ekini / Feleğe kurban mı gittin bodrum hakimi / Nasıl astın mefaret hanım ipe de kendini / Altın makas gümüş bıçak ile doğradılar tenini
Şu bodrumun dağlarında ceylanlar dolaşır / Kara haber mefaret hanım pek tez ulaşır / Hakim hanımın memleketi kütahya tavşan / Hakim hanım sen eyledin bizleri perişan.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)